EZGI ULGA

TASARRUFUN İPTALİ DAVASINDA İHTİYATİ HACİZ

ÖZET

İptal davasının konusu, İİK m.278,279 ve 280 uyarınca iptale tabi bir tasarruf ile borçlunun üçüncü kişiye devretmiş olduğu mal veya hak üzerinde, davacı alacaklının cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisi elde etmesi ve dava konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahsın üzerindeki kayıt değiştirilmeden alacaklıya taşınmaz borçlununmuş gibi haciz ve satışı yetkisi verilmesidir. (İİK m.283/1) Dolayısıyla, iptal davası ayni bir dava değil; şahsi bir davadır. Kanunumuz, iptal davasının bu özel niteliği ve sonuçları gereği İİK m.257 vd’da düzenlenen “ihtiyati haciz”den ve HMK m.389 vd’da düzenlenen “ihtiyati tedbir”den farklı olarak İİK m.281/2’dehukuki koruma tedbiri olarak ihtiyati haciz kurumunu düzenlemiştir.

Bu çalışmada özel bir hukuki koruma tedbiri olan iptali davasında ihtiyati haciz incelenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda önce iptal davasında ihtiyati haczin şartları üzerinde durulmuş; sonrasında da ihtiyati haczininfazı ve sonuçları incelenmeye çalışılmıştır.

 

  1. İPTAL DAVASINDA İHTİYATİ HACZİN ŞARTLARI

İİK m.281/2 uyarınca; iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Genel hükümlerden (İİK m.259) farklı olarak, alacaklı ihtiyati haciz için teminat göstermek zorunda değildir. Teminat gösterilmesine gerek olup olmadığını ve bunun miktarının tayini mahkemenin takdirine bırakılmıştır.[1] Yüksek mahkeme de konuyla ilgili kararlarında teminata lüzum olup olmadığı ve miktarını hâkimin serbestçe takdir edeceğine hükmetmektedir.[2]

Ancak davanın konusu, üçüncü kişinin elden çıkarmış olduğu malların kıymeti ise teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez. Yani, İİK m.283 uyarınca tasarruf konusu malvarlığı elden çıkarıldığından bedele yönelik açılan iptal davasında borçludan devralan 3. kişinin menkul, gayrimenkul, mal ve haklarına ihtiyati haciz konulması için teminat gösterilmesi gerekmektedir.[3]

İhtiyati haciz kararı verilmesinde Yüksek Mahkeme’ye göre; alacaklının talebi halinde davanın tüm şartlarının oluşmasının beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Aksi düşünce, dava sonucunda alacaklının dava sonucunda elde edebileceği sonucu engeller.[4]

Diğer bir husus da; iptal davasında ihtiyati haciz kararı açık kanuni düzenleme gereği,  sadece iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında verilebilir. Bu malların kira gelirleri gibi semerelerinin ihtiyaten haczine karar verilmesi mümkün değildir. [5]

Bu konudan son olarak bahsetmek gerekirse; tasarrufun iptali davasında ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde; ihtiyati tedbirin ancak taraflar arasında çekişmeli olan dava konusu hakkında verilebileceği, tasarrufun iptali davalarının amacının ise alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan alacaklının talebinin İİK m.281/2 uyarınca özel düzenleme olan ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz olarak değerlendirilmesi ve bu yönde karar verilmesi gerekmektedir.[6]

 

  1. İPTAL DAVASINDA İHTİYATİ HACZİN İCRASI

Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri; iptal davasında verilen ihtiyati haczin nasıl infaz edileceğidir. Kanunda bu konuda açık bir düzenleme bulunmadığından mahkemeler, ihtiyati haciz kararının infazı için bazı durumlarda icra müdürlüklerini görevlendirmekte; bazı durumlarda ise ilgili makamlara kendileri haciz yazısını yazmaktadırlar. İptale tabi tasarrufun konusunun taşınmaz, araç gibi sicil kaydı tutulan bir malvarlığı olması halinde mahkemeler genellikle ilgili tapu müdürlüğüne veyahut trafik tescil müdürlüğüne mahkeme dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararını bildirmektedirler.

Bazı mahkemeler ise ihtiyati haciz kararının infazı için nöbetçi icra müdürlüğünü görevlendirmektedir. Ayrı bir icra dosyası ile ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi halinde ortada iki takip dosyası olacağından iptal davası kabul edildiğinde haciz ve satış işlemlerinde karışıklık olabilecektir. Kanaatimizce; iptal davası sonucunda ayrıca bir takip yapılmayacağı ve iptal konusu malvarlığı borçlununmuş gibi cebri icra yoluyla haciz ve satış yetkisi tanınacağı nazara alınarak; ihtiyati haciz kararının infazının, borçlu aleyhine başlatılmış icra takibi dosyası üzerinden yapılması gerekmektedir.

İptal davasında verilen ihtiyati haciz, İİK m.257 vd’da düzenlenmiş ihtiyati hacizden farklı olduğundan İİK m.264 uyarınca ihtiyati haczi tamamlayan merasim burada uygulanmaz.[7]

Ayrıca, iptal davası kabul ile sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından yeni bir takip başlatılmayacağının doğal bir sonucu olarak ihtiyati haczin kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesi de mümkün değildir.[8]

 

  1. İPTAL DAVASINDA İHTİYATİ HACZE BAĞLANAN SONUÇLAR

İİK m.281/2 uyarınca uygulanan ihtiyati haciz, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşür.[9] Alacaklı, yeni bir takip başlatmaya gerek olmaksızın ilamı icra dosyasına ibraz ile cebri icra işlemine devam edebilme imkânına sahip olur.[10] Böylece, alacaklı borçluya karşı başlattığı takip dosyasıyla, iptale konu malı borçlununmuş gibi cebri icra yoluyla paraya çevirerek alacağını tahsil imkânı elde etmiş olmaktadır.

Tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararının en önemli sonucu; davanın kazanılmasıyla İİK m.100/1’deki şartlar gerçekleştiğinde, başkaca hacizlerin bulunması halinde bu hacizlere iştirak imkânı vermesidir.[11]

Birden fazla tasarrufun iptali davası olması halinde; İİK m.268 ve m.100 uyarınca hacze iştirak sorunu çözülecektir. İİK m.268/1 uyarınca; ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından haczedilirse, ihtiyati haciz sahibi alacaklı şartların gerçekleşmesi halinde hacze iştirak edecektir. Ancak ihtiyati haciz sahibi iptal davası alacaklısının ilk hacze bu düzenleme uyarınca iştirak edememesi halinde; tasarrufun iptali davası aciz vesikasına dayandığından İİK m.100/1 maddesine göre hacze iştirak mümkün olabilecektir.[12]

Sıra cetvelinde hacze iştirak imkânı veren ihtiyati tedbir olmayıp; ihtiyati hacizdir. Yüksek mahkeme de bu iki kavram uygulamada çok karıştırıldığından; kararlarında tasarrufun iptali davasında ihtiyati tedbir kararı verilmişse sıra cetveli düzenlenirken; ihtiyati tedbirin niteliğinin araştırılması, ihtiyati haciz mahiyetinde olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.[13]

Son olarak belirtmek gerekirse; tasarrufun iptali davasında hacze iştirak hususu borçlunun alacaklılarının tatbik ettiği hacizler açısından değerlendirilmektedir. Tasarruf, iptal davasını kazanan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceğinden, devralanın sonradan ipotek tesis edilen alacaklıları ile haciz uygulayan alacaklıları iptal edilmiş tasarruf oranında davayı kazanmış alacaklıya karşı öncelik hakkı bulunmamaktadır. Yani, iptal davasını kazanan alacaklıya iptal edilen tasarruf oranında, taşınmazı devralan kişinin verdiği ipoteklerle alacaklı olanlar ve sonradan haciz uygulayan alacaklılardan önce ödeme yapılmalıdır.[14] Dolayısıyla iptal davasının alacaklısına, devralanın alacaklılarından önce ödeme yapılacağından hacze bu durumda hacze iştirak söz konusu olmayacaktır.

SONUÇ

Bu çalışma ile kanunumuzun özel sonuçlar bağladığı tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz incelenmeye çalışılmıştır.  İİK m.257 vd’da düzenlenen “ihtiyati haciz”den ve HMK m.389 vd’da düzenlenen “ihtiyati tedbir”den farklı olarak İİK m.281/2’de hukuki koruma tedbiri olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kurumunu düzenlemiştir.

Tasarrufun iptali davasında ihtiyati hacizde İİK m.257’den farklı olarak; alacaklı teminat göstermek zorunda olmayıp bu husus hâkimin takdirindedir. Ayrıca burada İİK m.257 vd’da düzenlenen merasim tatbik edilemez. İptal kararı verilmesiyle ihtiyati haciz kesin hacze dönüşür. İptal davasında verilen ihtiyati hacze bağlanan en önemli sonuç ise; İİK m.268 ve m.100 uyarınca hacze iştirak imkanı sağlamasıdır.

 

 

KAYNAKÇA

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul, 2004

Deynekli, Adnan/Kısa, Sedat: Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Bası, Ankara, 2005

Uyar, Talih:İcra ve İflas Kanunu Şerhi, Cilt 12, Genişletilmiş 2. Baskı, Ekim 2009

 

[1] Kuru, Baki : İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul, 2004, s. 1221

[2]17. HD. 05.02.2013 T. E:894, K: 1033 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[3]17. HD. 10.09.2013 T. E:13225, K:11724 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[4]17. HD. 04.07.2013 T. E:9935, K:10629: “…Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece istenilen ihtiyati tedbirin verilmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının isteminin reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İİK.nın 281/2 maddesi uyarınca iptale tabi tasarruflar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği ön görülmüştür. Somut olayda, davanın konusunu oluşturan 2 adet aracın aslında borçlu davalı tarafından satın alındığı ve diğer davalılar adına tescil edildiği ileri sürülmüş ve bu hususta gerekli bir takım belgeler ibraz edilmiştir. Bu durumda ihtiyati haciz isteminin kabulü için davanın tüm şartlarının oluşmasını beklemek, davacının bu davadan elde edeceği sonucu da engelleyebileceğinden ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru değildir.(Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[5]17. HD. 08.05.2008 T. E:411, K:2422: “…İİK’nun 281. maddesinde düzenlendiği gibi, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut olayda tasarruf konusu malların kira bedelleri üzerine ihtiyati haciz konulması istenmiş ve bu istek reddedilmiştir. Kaldı ki, taşınmazların aynı üzerine de daha önce ihtiyati haciz konulmuş bulunmaktadır. Açıklanan yasa hükmüne göre kira bedelleri üzerine ihtiyati haciz (tedbir ) konulması talebinin reddine ilişkin mahkeme hükmü yasaya uygun niteliktedir…” (Uyar, Talih:İcra ve İflas Kanunu Şerhi, Cilt 12, Genişletilmiş 2. Baskı, Ekim 2009, s.19819)

[6] 17. HD. 21.03.2013 T. E:2422 K:3896. Aynı doğrultuda; 17. HD. 01.04.2013 T. E:2012/7919, K:4515 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[7]19. HD. 17.02.2005 T. E:2004/4602, K:1453. (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[8]15. HD. 31.01.2007 T. E:2006/6496, K:494 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[9]17. HD. 10.03.2008 T. E: 2007/3025, K:1137 (Uyar, s.19820)

[10] 17. HD. 01.07.2013 T. E:3604, K.10490 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[11]19. HD. 17.11.2005 T. E: 6022, K: 11340(Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[12]19. HD. 21.03.2002 T. E:2001/8208, K:1964(Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[13]19. HD. 17.02.2005 T. E:2004/6608, K:1465 (Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)

[14]19. HD. 10.11.2000 tarih, E:6442, K: 7653 (Deynekli, Adnan/Kısa, Sedat: Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Bası, Ankara, 2005, s.217) Aynı doğrultuda;19. HD. 2005/5121 E. 2005/10997 K,19. HD. 2004/12360 E. 2004/10374 K.(Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı)