İREM EROGLU

6728 SAYILI YATIRIM ORTAMLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN’UN TİCARET KANUNU’NA ETKİLERİ

1 EYLÜL 2016

09.08.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6728 sayılı kanun ile Harçlar Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İcra İflas Kanunu da dahil olmak üzere pek çok kanunda değişiklik yapılmıştır. Değişiklik yapılan kanunlardan bir tanesi de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur. 6728 sayılı kanunun 66 ila 73. Maddeleri arasında öngörülen düzenlemelerle Ticaret Kanunu’nda bazı yenilikler yapılmıştır.

6728 sayılı kanunun md. 66 hükmü ile TTK’nun ticaret unvanı ve tesciline ilişkin 40. maddesinin ikinci fıkrası düzenlenmiş ve gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacirin imza atmaya yetkili temsilcisinin ticaret unvanı ve bunun altına atılacak imzayı noter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicil müdürü yahut yardımcısı huzurunda yazılı beyanda bulunmak suretiyle verebileceği öngörülmüştür. Maddenin önceki haline göre her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra sicil müdürlüğüne verebiliyorken yeni düzenleme ile imzaların noterce tasdiki gerekmeden işlemler ticaret sicil müdürlüğünde tamamlanabilecektir. Yasada yer alan kollektif, komandit, anonim ve limited şirketlerin esas sözleşmelerine ilişkin maddeler de bu düzenlemeye uygun olarak değiştirilmiştir.

6728 sayılı kanun ile TTK’nun 543. Maddesine öngörülen “Tasfiye Sonucu Dağıtma” hükmünde de değişikliğe gidilmiş ve maddenin ikinci fıkrasında yer alan; kalan varlığın dağıtılması için beklenen, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren bir yıllık süre altı aya indirilmiştir. Maddenin devamında yer alan kısım da uygun olarak değiştirilmiş ve hal ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike olmadığı takdirde mahkemenin belirlenen altı aylık süre geçmeden de dağıtmaya karar verebileceği öngörülmüştür.

Anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin olarak yeni düzenleme ile TTK’nun 545. Maddesine ekleme yapılmıştır. Yapılan ekleme ile “Bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde 2004 sayılı Kanunun 44üncü ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz.” denilmiştir. Diğer deyişle TTK hükümlerine göre tasfiye olan şirketlerde İcra İflas Kanunu’nda öngörülen ticareti terk ve ticareti terk edenlere ilişkin ceza hükümleri uygulanamayacaktır.

6728 sayılı kanunun 73. Maddesi ile TTK’nun md. 349 “kurucular beyanı” hükmü tamamen kaldırılmış, buna bağlı olarak 336. Maddesinde yer alan kuruluş belgeleri arasından “kurucular beyanı” ile sermaye artırımına ilişkin olarak md. 457/2 hükmünde yer alan md. 349’a atıf yapan ibare çıkarılmıştır.  Esasen 6102 sayılı kanun öncesinde ticaret kanunumuzda 349. maddeyi karşılayan herhangi bir madde bulunmamaktaydı. Dolayısıyla 6102 sayılı TTK ile kabul edilen bu hükmün kısa süre içerisinde kaldırılması düşündürücüdür. Kurucular beyanında kuruluşta konulan sermayenin çeşidi, niteliği, şirketin taahhütleri, satın alınan malvarlığı unsurları vb. hususlar belirtilmektedir. 6102 sayılı TTK gerekçesinde de beyan ilkesinin Almanya, İsviçre ve Avusturya gibi Avrupa ülkelerinde yaygın olduğu, beyanın denetimin vazgeçilmez parçası olduğu belirtilmiştir. Beyanın asıl amacı şirket tüzel kişiliğinin kötüye kullanımının önüne geçmek, denetimi kolaylaştırmak idi. Ancak yapılan değişikliğin gerekçesinde mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen faydanın kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile karşılandığı ve bu nedenle ilave maliyet doğuran, kuruluş işlemlerini yavaşlatan bu beyanın kaldırıldığı belirtilmiştir.

6728 sayılı kanunun TTK’nda yaptığı son değişiklikler ise çeklere ilişkindir. Madde 780. Hükmüne (g) ve (h) bentleri eklenerek çekin unsurları arasında banka tarafından verilen seri numarası ve karekodu da sayılmıştır. Ancak 781. maddeye eklenen dördüncü fıkra ile yabancı banka çeklerinde seri numarası ile karekodun bulunmamasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir. 780. maddeye eklenen ikinci fıkra ile karekodun işlevi açıklanmıştır. Buna göre karekod ile çek hesabı sahibinin isim, unvan bilgilerinin yanı sıra çek hesabı bulunan toplam banka sayısı, bankalara ibraz edilmemiş çek adedi ve tutarı, bankalara teslim edilen çek adedi ve tutarı, son 5 yıl içinde ibrazında ödenen çek adedi ve tutarı, ibraz edilen ilk çek ile son çekin ibraz tarihi, son 5 yıl içinde karşılıksız işlem gören çeklerin adedi ve tutarı gibi pek çok bilgiye ulaşılabilecektir. Yine ticaret kanununa 6728 sayılı kanunla eklenen geçici madde 11 ile 31.12.2016 tarihinden sonra bankalarca karekod ve serin numarası bulunmayan çek yaprağı verilemeyeceği fakat bu tarihten önce basılan çeklerde bu unsurların aranmayacağı belirtilmiştir.

6728 sayılı kanunun kurucular beyanını tamamen kaldırması esasen eski kanun dönemindeki uygulamanın devam edeceğini göstermektedir. Ancak bu kanunla çeklere getirilen karekod uygulaması ile yeni bir dönemin başlayacağı, çeklere olan güvenin artacağı ve ticari hayatta çekin daha güvenilir bir ödeme aracı olacağı da açıktır.